Güven Hukuk

İSTİFA DİLEKÇESİ NEDİR, HANGİ ŞARTLARI TAŞIMASI GEREKİR, HANGİ DURUMLARDA GEÇERSİZ KABUL EDİLİR?

İSTİFA DİLEKÇESİ NEDİR, HANGİ ŞARTLARI TAŞIMASI GEREKİR, HANGİ DURUMLARDA GEÇERSİZ KABUL EDİLİR?

İstifa dilekçesinin tarihli, imzalı ve el yazısı ile olması geçerli kabul edilmesi yönünden önem arz etmektedir. Yalnızca tarih ve imza kısmı boş bırakılmış bilgisayar çıktısı istifa metinlerinin işçinin iradesini yansıttığından bahsedilemez. Yargıtay uygulamasında, işçinin istifa dilekçesi doğrudan işçi aleyhine bir delil olarak değerlendirilmemekte, öncelikle bu dilekçedeki iradenin işçinin gerçek iradesine uygun olup olmadığını hakkında işçiye ispat hakkı tanınmaktadır.

Hukuki uyuşmazlıkların en İstifa dilekçesi, çalışanın işten ayrılma niyetini yansıtan, iş akdinin sona ermesi ile sonuçlanan ve karşı tarafa ulaşması gereken bir irade beyanı şeklidir. İş Hukukunda istifa, işçinin haklı bir nedene dayanmaksızın ve bildirim öneli tanımaksızın iş sözleşmesini feshi olarak kabul edilmektedir. İstifanın işverence kabulü zorunlu olmamakla birlikte, işverence dilekçenin işleme konulmamış olması ve/veya işçinin işyerinde çalışmaya devam etmesi halinde gerçek bir istifadan söz edilemez. Sözlü olarak istifa etmek mümkün ise de bu çalışmamızda, hukuki önemi nedeniyle yazılı istifa beyanları, başka bir deyişle istifa dilekçesi incelenmiştir.

çok karşılaşılan sebebi ve Yargıtay kararlarında da en sık yer verilen istifa hali, işçinin iradesinin fesada uğratıldığı ya da etkisiz kılındığı istifa halleridir. Uygulamada işçi istifa etmek istediğinde genellikle işveren tarafından kendisine matbu bir istifa dilekçesi uzatılmakta ve işçiden bunu doldurması istenmektedir. Matbu metinden çıkan anlam genel olarak “hiçbir hak ve alacağım kalmamıştır” olmakta, bu da ilerleyen süreçte işçinin hak ve alacaklarını talep etmesinin önüne geçmektedir. Yargıtay, matbu metinlere itibar etmemektedir. İstifa dilekçesinin işçinin iradesini yansıttığının kabulü için Yargıtay bazı şartlar benimsemiş olup bu şartlar yerine getirilmediği taktirde istifa etmiş olsanız bile yargı yoluna başvurarak hak ve alacaklarınızı işverenden talep etmeniz mümkün olmaktadır.

“Davacı tarafından bilgisayar çıktısı olarak hazırlanan dilekçeyle "... işyerinizden kendi isteğim ile ayrılmış bulunmaktayım. Söz konusu çalışma sürem boyunca tüm kanuni ve akdi haklarımı aldım. İş yerinizden kendi şahsi gerekçelerimle kendi istek ve rızamla ayrılmak (istifa etmek) istiyorum gerekli işlemlerin yapılmasını istiyorum" şeklinde beyanda bulunmuştur. İstifa dilekçesi tarihinde davacıya nakit olarak 1.820,00 TL ödeme yapıldığı belirtilmiş olup davacının da itirazsız imzaladığı ancak ödemenin ne için yapıldığının makbuzdan anlaşılamamaktadır. Davalı işyerinde çalışan ve yaklaşık 3 yıl kıdemi olan davacının, herhangi bir neden olmaksızın davalı işyerinden ayrılması hayatın olağan akışına aykırıdır. Davalı tanığı, istifadan iki gün sonra bir başka yerde işe girişi olduğunu sonradan öğrendiğini beyan etmiş ise de; davacıya ait hizmet cetvelinde davalı işyerinden çıkış tarihinden 1 ay 10 gün kadar sonra bir başka işyerinde işe girişi bulunmaktadır. Davalı tanıkları dahi davacının muhasebe birimine gittiğini belirtmiş ve tanıklardan biri; davacıya o güne kadar hak ettiği ücreti alıp ayrılabileceğini beyan ettiğini söylemiştir. Davacıya bir kısım ücret ödemesi karşılığında maktu bir dilekçe alındığı, bunun dilekçe içeriğinden de anlaşıldığı, dolayısıyla davacının istifa iradesinden bahsedilmesi mümkün olmadığından davacının iş akdinin işverence haklı neden olmaksızın sonlandırıldığı anlaşılmakla davacının ihbar tazminatına hak kazandığı sonucuna varılmıştır.” (Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E. 2013/25234 K. 2014/7127 T. 1.4.2014)

“Dosyada mevcut istifa dilekçesi incelendiğinde matbu istifa dilekçesi olup, istifa tarihi dahil birçok yerinde boşluklar bırakıldığı ve bu boşlukların sonradan doldurulduğu açıkça görülmektedir. Davacı tarafın açıklamaları da gözetildiğinde yukarıda izah edilen istifa dilekçesine değer vermek mümkün değildir. Açıklanan nedenle istifaya değer verilmeyerek davacının kıdem ve ihbar tazminatı taleplerinin kabulü yerine reddi hatalıdır.” (Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2017/11578 E. 2019/15452 K.)

"Davacı tarafından bilgisayar çıktısı olarak hazırlanan dilekçeyle "...işyerinizden kendi isteğim ile ayrılmış bulunmaktayım. Söz konusu çalışma sürem boyunca tüm kanuni ve akdi haklarımı aldım. İş yerinizden kendi şahsi gerekçelerimle kendi istek ve rızamla ayrılmak (istifa etmek) istiyorum gerekli işlemlerin yapılmasını istiyorum" şeklinde beyanda bulunmuştur. İstifa dilekçesi tarihinde davacıya nakit olarak 1.820,00 TL ödeme yapıldığı belirtilmiş olup davacının da itirazsız imzaladığı ancak ödemenin ne için yapıldığının makbuzdan anlaşılamamaktadır. Davalı işyerinde çalışan ve yaklaşık 3 yıl kıdemi olan davacının, herhangi bir neden olmaksızın davalı işyerinden ayrılması hayatın olağan akışına aykırıdır. " (Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E. 2013/25234 K. 2014/7127 T. 1.4.2014)

Yine Yargıtay’a göre işçinin işveren nezdinde kalan alacaklarının kalem kalem ayrılarak istifa dilekçesinde yer verilmesi ve bunların banka kanalıyla eksiksiz olarak işçiye ödendiğinin banka dekontu ile ibrazı aranmaktadır. Matbu istifa metninde işçinin tüm hak ve alacaklarını aldığı beyanı, ancak ödeme işverence ispatlanır ise geçerli kabul edilmektedir.

İstifa iradesinin bu şartları taşımak kaydıyla, karşı tarafa ulaşmasını takiben iş ilişkisi sona erer. Yargıtay, işçi tarafından el yazılı istifa dilekçesindeki imzanın inkar edilmediği ve matbu bir ifade kullanılmaksızın fesih sebebinin açıkça belirtildiği hallerde, artık işçinin fesih dilekçesinde ortaya koyduğu fesih sebebinin işçinin gerçek iradesini yansıttığını kabul etmektedir.

İş sözleşmesinin istifa ile sona ermesi halinde işçinin iş güvencesi hükümlerinden yararlanması, ihbar ve kıdem tazminatlarına hak kazanması söz konusu olmayacaktır. Bununla birlikte işçinin borçlanması dahi söz konusu olabilecek, işçinin işverene ihbar tazminatı ödemesi yükümlülüğü gündeme gelecektir. İstifa eden işçi 4447 sayılı İşsizlik Sigortası Kanunu hükümleri uyarınca işsizlik ödeneğinden de yararlanamamaktadır. Bu nedenle istifa iradesinin doğru zamanda ve doğru şekilde karşı tarafa ulaştırılması önem arz etmektedir.